Fıkralar

Şubat 24th, 2009 No Comments   Eğlence kategorisinde

İki tane dağcı, birisi kekeme, dünyanın en yüksek dağına tırmanacaklarmış . Dağın ortasına tırmandıklarında, bizim kekemenin yine dili tutulmuş:
-”Çad.. çad.. çad..!” demeye başlamış. Öbür ki de;
-”Yukarı çıkalım, söylersin.” demiş.
Çıkınca sormuş; “ne diycektin lan?” diye.
-”Çad.. çad.. çad.. çadırı aşağıda unuttuk!” diyor kekeme olan.
Çadır olmayınca Aşağı inmeye karar vermişler dağın ortasında kekeme yine;
-”Şak.. şak.. şak..!” diye konuşmaya çalışmış.
Öbür ki de, yine;
-”Aşağı inelim, söylersin” demiş.
Aşağı inmişler. Adam bakmış, çadır madır yok! Dönmüş ve sormuş:
-”Sen ne diyecektin?” diye…
-”Şak.. şak.. şak.. şaka yaptım!”

***                ***               ***

Bir gemici geç vakit otele gelmiş.Yer olup olmadığını
sormuş:
-İki kişilik bir odada tek yatağım var, demiş
resepsiyondaki adam.Ancak pek tavsiye etmem.Çünkü öteki
yatakta fena halde horlayan bir delikanlı yatıyor.
-Önemli değil, demiş gemici, verin bana o yatağı…
Ertesi sabah gemici hesabı ödemeye indiğinde otelci
sormuş:
-Nasıl uyuyabildiniz mi?
-Çok güzel uyudum , demiş gemici…
-Yanınızdaki müşteri hiç horlamadı mı?
-Hiç horlamadı…
-Ama nasıl olur?
-Odaya girince yanağından
“Merhaba güzel çocuk” diye bir makas aldım. Sabaha kadar
gözlerini kırpmadan yatakta oturdu…


Etiketler:

Sabah neşesi

Şubat 3rd, 2009 No Comments   Eğlence kategorisinde

Yaşlı çift evliliklerinin kırkıncı yıl dönümünde paraya kıymışlar,
Avusturalya’da tatil yapmaya karar vermişlerdi.Uç ağın penceresinden saatlerdir
okyanusu seyrediyorlardı .

Sessizliği pilotun anonsu bozdu:”Sayın yolcularımız! Korkarım size
kötü bir haberim var. Motorlarımızdan biri sustu, diğeri de susmak üzere.
Acil iniş yapmak zorundayız.”

“Neyse ki altımızda haritada görülmeyen bir ada var ve sahiline inmeye
çalışacağız.”

“Bunu başarabilirsek tek sorunumuz bizi bulabilmeleri için dua etmek olacak.”

Uçak minik adanın kumsalına başarılı bir iniş yaptı, kimsenin burnu kanamadı.

Uzun bir rahatlama sessizliğinden sonra adam karısının ellerini
tuttu,gözlerine endişeyle baktı;
“Karıcığım, bu ayki kredi kartı borcunu ödemiş miydin?” “Hayır
sevgilim,unutmuşum. Kızdın mı?”

Adam endişeyle yine sordu: “Araba kredisinin taksitini ödemiş miydin?”
“Özür dilerim canım, onu da ödememiştim.”

Yaşlı adam karısının ellerini bıraktı ve kırk yıldır yapmadığı şekilde
ona sıkı sıkıya sarıldı. “Aferin”
Karısı şaşkın, korkarak sordu. “İyi misin tatlım?”

“Hiç olmadığım kadar. Çünkü bankacılar bizi kesin bulur!”


Etiketler: ,

Kırlangıç

Ocak 27th, 2009 No Comments   Yaşam kategorisinde

Kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş. Pencerenin önüne konmuş, bütün cesaretini toplamış, röfleli tüylerini kabartmış, güzel durduğuna ikna olduktan sonra, küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş.Tık….. Tık……Tık.. ..
Adam cama bakmış. Ama içeride kendi işleriyle uğraşıyormuş..Meşgulmüş! Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç!
Heyacanlı kırlangıç, telaşını bastırmaya çalışarak, deriiin bir nefes almış şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış:
-”Hey adam! Ben seni seviyorum. Nedenini niçinini sorma. Uzun zamandır seni izliyorum.Bugün cesaret buldum konuşmaya.Lütfen pencereyi aç ve beni içeri al.Birlikte yaşayalım.”

Adam birden parlamış:
-”Yok daha neler? Durduk yerde sen de nerden çıktın şimdi? Olmaz, alamam”
Gerekçeside pek sersemceymiş
-”Sen bir kuşsun! Hiç kuş, insana aşık olur mu?”
Kırlangıç mahçup olmuş.Başını önüne eğmiş.Ama pes etmemiş, Bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş,gülümseyerek bir kez daha şansını  denemiş:
-”Adam, adam!Hadi aç artık şu pencereni.Al beni içeri! Ben sana dost olurum.Hiç canını sıkmam!”
Adam kararlı, adam ısrarlı:
-”Yok ,yok ben seni içeri alamam”
Kaba bir şekilde lafı kısa kesmiş.
-”İşim gücüm var, git başımdan.”
Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç son kez adamın penceresine gelmiş:
-”Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi al beni içeri.Yoksa, sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım.Çünkü ben ancaksıcakta yaşarım.Pişman olmazsın, seni eğlendiririm. Birlikte yemek yeriz, bak hem de sen de yalnızsın’ yalnızlığını paylaşırım”

BAZILARI GERÇEKLERİ DUYMAYI SEVMEZMİŞ!
Adam bu yalnızlık meselesine içerlemiş.Pek bir sinirlenmiş:
-”Ben yalnızlığımdan memnunum”
Kuştan onu rahat bırakmasını istemiş.Düpedüz kovmuş.
Kırlangıç , son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca,başını önüne eğmiş,çekip gitmiş. Yine aradan zaman geçmiş.Adam, önce düşünmüş, sonra kendi kendine itiraf  etmiş:
-”Hay benim akılsız başım; Ne kadar aptallık ettim! Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle kös kös oturacağıma , keyifli vakit geçirirdik birlikte.”
Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş.Yine de kendi kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş:
-”Sıcaklar başlayınca, kırlangıcım nasıl olsa yine gelir.Ben de onu içeri alır, mutlu bir hayat sürerim.”
Ve çok uzunca bir süre, sıcakların gelmesini beklemiş.Gözü yollardaymış.Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar gelmiş.Ama……Onunki hiç görünmemiş.Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna. Kırlangıç yokmuş!Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören olmamış. Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.Olanları anlatmış. Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:

“KIRLANGIÇLARIN ÖMRÜ 6 AYDIR….”
HAYATTA BAZI FIRSATLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ ELİNİZE GEÇER VE DEĞERLENDİRMEZSENİZ UÇUP GİDER!
HAYATTA BAZI İNSANLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ KARŞINIZA ÇIKAR; DEĞERİNİ BİLMEZSENİZ KAÇIP GİDERLER!
VE ASLA GERİ DÖNMEZLER!
“Dikkatli olalım…
“Farkında olalım…..
“Ve bir düşünelim bakalım;
“Acaba bizler bugüne kadar penceremizden kaç kırlangıç kovaladık?”

Zeki Öğrenci

Ocak 17th, 2009 No Comments   Eğlence kategorisinde

Olay bir üniversitede profesör ve bir öğrenci arasında geçer. Öğrenci yemekhanede boş yer bulamadığı için profesörün yanına oturur.

Profesör bu durumu kabullenemez ve çocuğa;
- öküzlerle kuşlar bir arada oturamaz, der.

öğrenci hiç bozuntuya vermeden;
-o zaman ben uçayım, diye kalkar.

Profesör durumu içine sindiremeyince öğrencinin sınavından kalması için elinden geleni yapar. Fakat öğrenci soruları eksiksiz cevaplandırır.

Bunu üzerine profesör;
- sana bir soru sorucam, der.
- yolda karşına iki kese çıktı birinde akıl diğerinde para var. hangisini alırdın? der.
öğrenci;
- parayı alırdım.
deyince profesör;
-ben aklı alırdım, der .
öğrenci karşılık verir;
- dogaldır insan neye ihtiyacı olursa onu alır.

çıldırmak üzere olan profesör öğrencinin sınav kağıdına büyük harflerle “ÖKÜZ” yazar. öğrenciye verir.

Odadan çıkan öğrenci bir kaç dakka sonra gelip seslenir;

- hocam imzanızı atmışsınız ama notum nerede, der!!!


Etiketler: , ,

Baltayı Bilemek

Ocak 15th, 2009 No Comments   Yaşam kategorisinde

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Aksamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.
İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar agaç kestiklerini saymaya başlamışlar.
Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş: “Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken ise başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu isin sırrı ne?”
İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: ”
Ortada bir sır yok.. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.
“Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp, yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için caba göstermektir. Bu, zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. Delhi’deki ünlü tapınakta Sokrat’ın su sözü yer alır: “İnsan Kendini Tanı.” Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında fark olmaması anlamına gelir. Bireysel ve iş yaşamımızda basarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.