Aşık mısınız?

Aralık 3rd, 2008 No Comments   Aşk kategorisinde

1.Konuşmaya başladığında, aynı fikirde olduğunu kanıtlarcasına neşe içinde cümleyi tamamlayan o oluyorsa ya da aynı şeyi sen de yapıyorsan,
2. Yemeye çıktığınızda ne yiyeceğini tahmin ediyor ve senin yerine sipariş verebiliyorsa,
3. Futbol maçlarından sonra hasta olmaması için üzerine kalın bir şeyler giymesini söylemekten kendini alıkoyamıyorsan,
4. Kalabalık bir grup içinde o senin yanından ayrılmıyor, senin söylediklerini dikkatle dinliyorsa,
5.Onun zevkleri hakkındaki olumsuz eleştirini bile ona rahatlıkla söyleyebiliyorsan, o da çekinmeden aynısını sana yapabiliyorsa,
6.Cep telefonuna senin numaranı kendi bulduğu lakabınla kaydettiyse,
7.Dikkati her daim üzerindeyse, bulunduğun ruh hallerini çok iyi anlıyor,seninle konuşmaya ve seni anlamaya çalışıyorsa,
8. Arkadaşların, onun hakkında konuşurken çok daha özenli ve dikkatlilerse,
9. Ona kıyafet seçmek ya da beraber alışverişe çıkmak hoşuna gidiyorsa,
10.Yalnızken karşılaştığın bir arkadaşın, onu senin yanında göremediği için şaşırıyor ve nerede olduğunu sırıtarak soruyorsa,
11.Sizin şarkınız çalmaya başladığında, gözlerinin içi gülmeye başlıyor,sana dönüp gülümsüyorsa (hele ki bu, çok romantik bir aşk parçasıysa),
12. Sana eski kız arkadaşlarından bahsetmeye çekiniyor, gerekli durumlarda konuyu en kısa haliyle özet geçip bunu da utana sıkıla yapıyorsa,
13. Kazayla birbirinize dokunduğunuzda uzun süre kendinize gelemiyor ve bir domates gibi kızarıyorsanız,
14. Arkadaş grubundaki erkeklerden seni kıskanıyor ve mümkün olduğunca baş başa buluşmalar ayarlamaya çalışıyorsa,
15. İkinizin de cümleleri, ‘ben’ yerine ‘biz’ ile başlıyorsa,
16. Kendini kötü hissettiğin anlarda bir tek onu görmek sana iyi geliyorsa,
17. Sık sık seni arıyor ve nasıl olduğunu merak ediyorsa,
18. Sana bir derdini anlatmaktan çekinmiyorsa,
19. Birbiriniz hakkında, çocukluğunuzda başınızdan geçen üzüntülü veya neşeli olaylar da dahil olmak üzere bir dolu bilgiye sahipseniz,
20. Arkadaşlarının ‘siz beraber misiniz’ tarzı sorularına, ne ‘evet’ ne de ‘hayır’ diyebiliyor, hemen yüzün kızarıveriyorsa,
21. Gömleğinin yakasını yamuk gördüğünde bir refleksle düzeltiyor, sonra da seni ‘yanlış’ anlar düşüncesiyle yaptığından utanıyorsan,
22. Onunla, yemeğini, eşyalarını ve hatta harçlığını paylaşmaktan çekinmiyorsan, o da sana karşı aynı şekilde davranıyorsa,
23. Süslenip püslenip arkadaşlarınla buluştuğun bir gün, hiç çekinmeden herkesin içinde sana iltifatlar yağdırıyor ve seni şımartıyorsa,
24. Onun erkek arkadaşlarının sana karşı daha nazik olduklarını,özellikle konuşurken seçtikleri kelimelere ekstra dikkat ettiklerini hissediyorsan,
25. Kız arkadaşların, onun hakkında kötü bir şey söylememek için çaba sarf ediyorlarsa (ki hatasız kul olmaz, unutma),
26. Kimsenin bilmediği sırrını tek bilen o ise, o da şimdiye kadar kimselere söylemediği özelini bir tek seninle paylaştıysa,
27. Birbirinize sık sık, belki de hiç gerçekleşmeyecek en tatlı hayallerinizden bahsediyorsanı z,
28. Ufak tefek anlaşmazlıkları nızı yakın arkadaşına anlattığında o bunu hiç ciddiye almıyor ve nasılsa barışacaksınız gözüyle bakıyorsa,
29. Arkadaşlarına ondan bahsederken ‘o’ demen yetiyorsa, onlar da bahsedilenin kim olduğunu  gayet iyi biliyorlarsa,
30. Tek başına yapmaktan en keyif aldığın şeylerde artık eski tadı bulamıyor, onunla yaptığın her şey sana daha eğlenceli geliyorsa…
Sen ve O Gerçekten aşıksınız demektir! Geçmiş olsun…


Tags:

Kadın Ne İster

Kasım 13th, 2008 No Comments   Aşk kategorisinde

KADINLAR NASIL MUTLU EDILIR….

Bulent, avucunu acmis kendisine dogru elini uzatan adama ters ters bakti. Elli yaslarinda gosteren adam, gormeye alistigi hirpani kiyafetli dilencilerebenzemiy ordu. Uzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yuzu
temiz ve saglikli gorunuyordu. “Sapa saglam adam gidip calisacagina dileniyor, belki benden daha zengindir” diye dusundu.

Zaten cani cok sIkkindi,birde sinirlenmisti. Alayci bir ses tonuyla:
- Ekmek parasi mi istiyorsun ? diye sordu.
- Hayir cikolata parasi lazim!
Bulent’in kizginligi saskinliga dondu. Espri yetenegi olan dilencinin hali de baska oluyor diye dusundu.
- Niye siz ekmek bulamayinca cikolata mi yiyorsunuz?
- Hayir. Ekmek bulamadigimiz gunler genellikle bulgur pilavi yeriz, onu da bulamadiysak ac yatariz.
Bulent adamin ciddi mi konustugunu yoksa dalga mi gectigini anlayamamisti.
- Bu gun karniniz doydu ustune tatli mi istedi caniniz?
- Fakirin cani mi olur ki, tatli istesin beyim.
- Bu bir kamera sakasi mi yoksa sen is bulamamis stendapci misin?
- Hicbiri degil. Sadece fakirim. Bugun karimin dogum gunu, ona cikolata goturmek istiyorum.
- Dogum gununde yas pasta alinir bildigim kadariyla.
- O bizim icin degil zenginler icin. Otuz yillik evliligimiz boyunca ona bir kez bile yas pasta alamadim. Ama her dogum gununde mutlaka
cikolata goturdum.Cikolatayi cok sever.
Adamin soyledikleri Bulent’in dikkatini cekmisti. O aksam karisiyla kavgaetmis, kapiyi carpip kendini sokaga atmisti. Arabasina da binmemis sahile kadar yurumustu. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamisti . Oysa eskiden denizi
seyrederken cok rahatlardi. Dalgalar sIkintisini alip gotururdu.
Fakat karisinin evde agliyor oldugunu bildigi icin olsa gerek, hicbir sey onu rahatlatmiyordu.
Dilenciyle konusurken biraz kafasi dagilmisti. “Acaba soyledikleri gercek mi,yoksa uyduruyor mu” diye dusundu.
- Cebinde bir cikolata alacak para yok mu simdi?
Bulent’in sorusu uzerine adam ceplerini bosaltti, bir nufus cuzdanindan baskabir sey cikmadi.
- Ben dilenci degilim. Isim yok. Gunluk calisirim, ne is bulursam yaparim.Fakat bu gun butun gun is aradim, aksilik bu ya, hicbir is bulamadim.
Bulent oturdugu banki isaret ederek yer gosterdi.
- Oturun biraz dertleselim bari, dedi.
Adam cekingen cekingen oturdu yanina.
- Yokmu esin dostun, borc alacak akraban?
- Fakirin akrabalari da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karinlarini doyururlar.
- Dilenecek kadar cok mu seviyorsun karini ?
- Hem de cok seviyorum. Otuz yilimi aydinlatti o benim.
- Himmmm. Ask hemde otuz yil suren ask. Hayret dogrusu! Askin omru en fazla uc
yil diyorlar oysa. Sen otuz yildan bahsediyorsun.
- Evet. Gecen yillar sevgimi azaltmadigi gibi artirdi.
- Soyle o zaman nedir evlilikte mutlulugun sirri?
Soylediklerine bakilirsa sen mutlulugun formulunu bulmus gibisin.
- Ben ilkokulu bile bitirmedim. Oyle formul falan bilmem.
- Formul dediysem kimya formulu sormuyorum canim. Bende alti yillik evliyim.Sevdigim kadinla evlendim, fakat mutlu degilim. Surekli kavga
ediyoruz. Dahaiki saat once kapiyi carptim ciktim.Evimiz, arabamiz, isimiz, gucumuz, her seyimiz var, ama mutlu degiliz. Senin
hicbir seyin yok, ama mutlusun. Para mi acaba bizi mutsuz eden?
- Hicbir seyim yok mu? Hayir benim her seyim var. Benim karim her seyim.Sevgilim, esim, arkadasim, hayat yoldasim. Hayatimi
paylastigim insandan daha degerli ve daha onemli ne olabilir ki dunyada?
Sizin ev, araba, is diye her sey dediginiz seylerdir aslinda hicbir sey olan.
- Oyle deme, su kadar varligin icinde bile karim her seyden sIkayet ediyor. Birde fakir olsam kim bilir ne olur?
- Altin tasin, kan kusana faydasi yoktur beyim. Sen kadin ruhunu hic anlamamissin. Hicbir kadin iyi bir evde oturdugu, hergun cesit cesit yiyecekleryedigi icin mutlu olmaz. Bir kadin, kocasinin her seyi oldugunu bildiginde ancak mutlu olur.
- Sizin mutlulugunuzun sirri bumu ?
- Olabilir. Ben karima degerli seyler alamiyorum ama ona benim icin ne kadar degerli oldugunu hissettiriyorum. O da cok mutlu oluyor.
- Bir kadina degerli oldugunu nasil hissettirilir?
- Kucuk kizi severek.
- Kucuk kiz mi ? Hangi kucuk kiz ?
- Yasi kac olursa olsun her kadinin icinde hic buyumeyen bir kucuk kiz vardir.O kizi ne kadar cok sever, ne kadar cok mutu edersen, o kadini
da o kadar mutlu edersin.
- Nasil yani ?
- Kucuk kiz neleri sever, nelerden hoslanir bir dusunun. Kucuk kizlar hep begenilmek, ilgi gormek isterler. Guzel olduklarini duymaya
bayilirlar.Kendiler ine prensesmis gibi davranilmasini beklerler. Kucuk kizlar hep prenses olmayi hayal ederler. Surprizlerden hoslanirlar. Biraz simartilmak isterler.
Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. Iltifata doymaz kucuk kizlar.
Oyle degil mi?
- Haklisin. Benim dort yasimda bir kizim var. Adi Aylin. Her aksam boynumasarilir “babacigim beni ne kadar seviyorsun?” diye sorar.
Giysisini degistirdigi zaman etrafimda “Baba guzel olmus muyum?” diye sorar durur. Guzelsin demem de yetmez ona. ” Harikasin prenses gibi olmussun” demeliyim. Dunyanin en guzel kizi demeliyim.
- Iste kadinlar bir omur boyu bunu duymak isterler. Ben elli yasindaki karima boyle davraniyorum. Omrumuz olurda seksen, doksan yil da yasarsak ben ona boyle davranmaya devam edecegim. Ona “bebegim” diye hitap ediyorum cok hosuna gidiyor. “Bebegim bana bir cay yaparmisin?” dedigimde cay yapmak icin nasil kosturdugunu gormelisiniz.
- Hic kavga etmezmisiniz siz?
- Kavga evliligin tadi tuzu. Arada biz de tartisiriz. Kusup barismanin tadiayridir. Benim karim bir keci kadar inatcidir. Onunla barismak icin ugrasmak ayri bir keyif verir bana.
- Benim esim cok ciddi kadindir. Hic kucuk kiz havasi yok onda.
- Kucuk kizlar buyudukleri zaman artik sevgi, ilgi istemeye utanirlar. En ciddiyada en yasli kadinin bile o kucuk kiz mutlaka vardir. Yeter ki sen o tatlikizi sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o kucuk kizi asla aldatma. Yoksa bir daha sana guvenmez ve ne yaparsan yap hep kuskuyla bakar.Kucuk kizlar hem cabuk mutlu olurlar hemde cabuk kirilirlar. Cok narindir
onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumusak
dokunuslari severler.
- Bu tavsiyeni deneyecegim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum. Bazen islerim cok yogun oluyor o zaman eve cok yorgun gidiyorum.
- Bu sadece bir bahane. O kucuk kizi mutlu etmek dunyanin en kolay isi. Cogu
zaman birkac tatli soz yeterli olur. Sen o kucuk kizi mutlu ettiginde karsiligini fazlasiyla alirsin. Artik o seni rahat ettirmek icin elinden gelen gayreti gosterir. Karisi mutlu olmayan erkek
mutlu olamaz.Mutlu olmak isteyen erkek once hayat arkadasini mutlu etmelidir. Dusunsene
somurtkan, mutsuz, surekli soylenen biriyle yolculuga ciksan ne kadar mutlu olabilirsin.
- Haklisinda bende butun gun ailem icin calisip yoruluyorum.
- Yine para, yine dis sebepler. Evet para onemli ve gerekli ama kadinlar para icin erkekleri sevmezler. Para gecici mutluluklar verir.Kadinlar hediye almayi severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama hediyeyle mutlu olmasini bekleme. Hediyenin yanina sevgini katmazsan hediyenin
bir anlami yoktur. Benim hicbir zaman cok param olmadi. Gunluk kazandim gunluk
yedik. Bazen ac kaldigimiz gunler oldu.
Hicbir zaman karimin kulaklarina altin kupe takamadim ama her zaman ask sozleri
fisildadim. Hicbir zaman boynuna pirlanta gerdanlik alamadim ama hep opucuklerle sevdim boynunu. Hicbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumusacik sardim bedenini ve mutlu ettim onu.
Adam ayaga kalkti.
- Bana musaade, artik gitmeliyim, karim merak eder. Sende git evine kucuk kizin gonlunu al, belki o kucuk kiz simdi evde aglayip duruyordur.
- Bulent de ayaga kalkti. Kuvvetlice elini sIkti.
- Sizi tanidigima cok memnun oldum.
Elini birakti koluna girdi. Yolun karsisindaki pastaneyi gosterdi.
- Hadi gel esin icin suradan cikolatali pasta alalim, dedi.
Pastayi aldilar. Adam hayatinda ilk defa karisina yas pasta goturmenin mutluluguyla, bin
bir tesekkur ederek evginin yolunu tuttu. Bulent de pastanenin yanindaki manavdan karisinin en sevdigi meyvelerden aldi.
Evine geldiginde karisi sismis gozlerle mutfak masasinda oturmus su iciyordu.Bulent hic konusmadan meyveleri buyukce bir tabaga dokup yikadi., sonra esinin onune koydu.
- Bunlar dunyanin en sansli meyveleri, dedi.
Inci hic konusmadi.
- Sorsana “niye” diye.
Inci kizgin kizgin:
- Niye? Diye sordu.
- Cunku dunyanin en guzel ve en tatli kadinin midesine gidecek, dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. Inci sasirmisti. Bir anda yuzunun
ifadesi yumusamisti.
- Bunlar senin sevdigin meyveler, senin icin aldim.
- Hayret bir sey! Her zaman kendi sevdigin meyveleri alirdin. Benim hangimeyveleri sevdigimi iyi hatirlamissin. Aslinda bu bekledigim istedigim birseydi. “bak senin sevdigin meyveleri aldim”Ama simdi kiymeti yok. Cunku sana cok kirginim, meyve alarak
gonlumu alamazsin.
- Ozur dilerim seni kirdigim icin.
Sonra Bulent yere diz coktu.
- Cezam neyse raziyim. Ama bir tek sey istiyorum senden. Seni delice
seven bu adami senden mahrum etme.
- Bulent yere comelmis, boynu bukuk bir vaziyette cok komik gorunuyordu.
Inci kikir kikir gulmeye basladi.
- Affetmek o kadar kolay degil. Bakalim hangi cezalara katlanabileceksin, dedi.
Bulent iste o zaman ona muzip muzip bakan esinin icinde sakladigi kucuk kizi gordu.
Bundan sonra her sey daha farkli olacak diye dusundu. .


Aşk Nedir?

Kasım 3rd, 2008 No Comments   Aşk kategorisinde

AŞK iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır BEKLENTİDİR..
Aşk, zaaflarımızın olduğunu ortaya çıkarmaktır KABULLENMEKTİ R..
Aşk, şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir SABIRDIR..
Aşk, saçlarda başlayan topuklarda biten bir gezintidir KEŞİFTİR..
Aşk, sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir ANLAŞMAKTIR..
Aşk, bağlandığını sandığında, karşındakine hayır deme şansını tanımaktır İNCELİKTİR..
Aşk, ciddi bir tokalaşmayı kıkırdamaya dönüştürmektir MİZAHTIR.. Aşk, saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır NEŞEDİR..
Aşk, sizi kucaklayan kolların gittikçe daha çok sarmasıdır MUTLULUKTUR. .
Aşk, tanıdığınız sandığınız insanın yeni yanlarını keşfetmektir TAZELİKTİR..
Aşk, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır DÜŞLERİN GERÇEK
OLMASIDIR..
Aşk, kocaman yatağın üçte birine sığışmaktır YAKINLIKTIR. ..
Aşk, evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır GÜVENDİR..
Aşk, hoşçakal dedikten sonra tekrar karşılacağını bilmektir KADERDİR..
Aşk, pencereden dışarı baktığınızda kiminle olduğunuzu hatırlamaktır DÜŞÜNCEDİR..
Aşk, rüzgarın ağaçların arasında dolaşırken çıkardığı sesi dinleyip,
sevgilinin yanında olmamasına üzülmektir YALNIZLIKTIR. .
Aşk, asla anlatılmayacak hikayelerdir ÖZELDİRR.


Tags:

Aşk ve Ayakkabılar

Ekim 30th, 2008 No Comments   Aşk kategorisinde

Asklar da ayakkabilar gibidir…

Bazilari çamur yagmur, toz toprak kar buz gibi her türlü “kötü hava” kosullarina dayaniklidir.
Bazilari ise ummadiginiz kadar kisa zamanda çabucak “yamulur” ilk yagmurlu havada “alti açilir” veya güzel havalarda bile “iki günde bozulup” gider.

Asklari da ayakkabilar kadar “itinayla” seçmezseniz, tipki ayaginizda oldugu gibi yüreginizde NASIR olusabilir.

Dar gelen bir ayakkabiyi sadece tarzini begendiginiz için “zamanla açilir” diyen saticiya inanarak alirsaniz, zaman içinde ayak kemiklerinizde “deformasyon” baslar.

Ruhunuzu daraltan bir ask içinde yalnizca fiziksel begeniye kapilip “zamanla düzelir” diyenlere kanarsaniz, yine zamanla içinizdeki olumlu duygularin “çarpildigini” görebilirsiniz.

Asik olabileceginiz insan türü, tipki ayakkabilar kadar degisik stillerde, farkli kalitelerde ve sayisiz “renktedir”. …
Aski bir çesit serüven olarak “spor” gibi yasayanlar, aynen “spor ayakkabi” gibi dikkat çekici ve rahat kisileri bulurlar.

Tersine askta tutucu ve istikrarli olmayi benimseyenler “klasik ayakkabi” gibi muhafazakar çizgiler tasiyanlara tutulurlar.

Dekolte ayakkabilar gibi sadece cinsellik ve eglence zevkleriyle ateslenen asklar vardir.

“Bez” ayakkabilar gibi kisa ömürlü “tatil asklari” ise hemen herkesin kisisel tarihinde mevcuttur.

“Marka” ayakkabi alir gibi, sevgilinin kariyerine ve maddi durumuna “tutulan” asiklar görürsünüz.

Kati plastikten “yagmur çizmesi” edinir gibi mantik süzgecinden geçirip “ise yarar” biçimde yasamak isteyenleri de bilirsiniz.

Ayrica ne tuhaf ki, psikolojik testlerde “zaafi”olup evine sayisiz çesitte ayakkabilar yigan insanlarin ayni zamanda “degisik” türde asklara da zaafi
oldugu söylenir.

Evet ask “ayakkabidir”.

Aynen ayakkabiniza bakim yapmayip “hor” kullandigniz zaman kolayca eskittiginiz gibi, askiniza da dikkatli davranmayip özen göstermediginiz
zaman kisa sürede “eskitirsiniz” .

Ve nasil ki “delik” bir ayakkabiyi tamir ettirdiginizde yalnizca “bir miktar” ömrünü uzatmis olursaniz; “delik” bir aski onarmaya kalkistiginizda
da “asla eskisi gibi olmayacaktir”!

CAN YÜCEL


Tags: